21 Ağustos 2014 Perşembe

Edebiyat ve Psikoloji

Edebi metin okumalarında, edebiyatla psikoloji'nin birbiriyle kimi zaman paralel, kimi zaman sarmal bir ilişki içinde olduğunu bilmesek de  hissetmişizdir okur olarak. Bu kitap bu konuyu hislerimizin daha ilerisine taşıyarak, adım adım edebiyatla psikoloji arasındaki derin bağı masaya yatırmaktadır. İnsanın ruhsal yapısını inceleyen psikoloji ile en az insan kadar karmaşık olabilen ve bir insan tarafından üretilen edebi eser arasında nasıl bir bağ bulunmaz? Psikoloji nasıl olur da bunu göz ardı edebilir ya da etmiş midir? İşte bu sorulara Freud'dan Adler'e, Wellek Waren'den Pospelov'a kadar bu konuda kafa yormuşların araştırmalarından bizlere doyumsuz, bir o kadar da tadımlık fragmanlar halinde cevaplar veriyor.
Kitabın ilk bölümü psikoloji hakkında bilgiler vererek, psikolojiyi bilim kılabilmek için uğraşmış bilim adamlarının çalışmalarını tanıtıyor. İkinci bölümünde ise edebiyatla psikoloji arasındaki bağlantıya dikkat çekerek, yazarın eser üretme sürecinde yaşadığı sorunlardan tutun da, yazarın haleti ruhiyesi ile kahramanların haleti ruhiyesine kadar bakışımızı genişleterek bakmamızı sağlıyor. Kitabın üçüncü bölümü ise "edebiyat ve psikoloji" başlığını taşımasından da anlaşılacağı gibi, edebi eserlerin psikologlar için ne denli ufuk açıcı bir kaynak olduğunu, psikoloji biliminden haberi olmayan bir yazarın bile kahramanlarının haleti ruhiyesini ne denli isabetli bir şekilde resmedebileceğini vurgularken, yazarların psikoloji bilimine duyacakları ilginin, eserlerine ne denli derinlik kazandırabileceğini de anlatıyor.
Kitaptan buraya alıntılamak istediğim çok şey olmasına rağmen bunu yapmıyorum. Çünkü kitaba şöyle bir göz attığımda, altını çizmiş olduğum satırların fazlalığı beni bunu yapmaktan vazgeçiriyor. Okumayı seven, psikoloji ile ilgilenen, yazan çizen herkese tavsiye edebileceğim bir İsmet Emre kitabıdır Edebiyat ve Psikoloji. Özellikle yazı yazarken "Yazdığım şey sanki beni kullanıyor, ben onu yazmıyorum o kendini yazdırıyor." diye düşünenler varsa, bu kitabı mutlaka okumalı.

Arka kapak yazısı:

"İnsan bedeniyle ruhu arasındaki ilişkiyi, çelişki ve açmazları edebiyat ve psikoloji kadar irdeleyen, onu bir takım kurallara dayandırma gayreti güden, insan ruhunun gizemli taraflarını, bilinç dışı alanlarını uzun ve ayrıntılı yolculuklarla tanımaya, karanlık noktalara ışık tutmaya çalışan üçüncü bir uğraş alanı yoktur. Üstelik, yaklaşık yüz yıldır her iki alanda da “sanat ve bilim olmak arasında gidip gelirken”. Tuhaf olanda birbirine bu kadar benzeyen iki çalışma alanı arasındaki körler ve sağırlar diyaloğunun yaşanmaya devam etmesidir. İşte elinizdeki çalışma gerek sanat oluşları gerekse bilim çevrelerine uzun süre kabullenmeyişleri bakımından aynı kaderi paylaşan edebiyat ve psikoloji bilimleri arasındaki belirgin benzerlikleri bir kez daha tartışmaya açarak sadece terminolojik düzeyde kalan “edebiyat psikolojisi” ara alanını biraz daha güçlendirmeye dönük bir çabanın ürünüdür. Her iki disiplinin de hem sanat hem bilim oluşları bakımından gözden geçirilerek ve diğerinden yararlanabilecekleri bakir alanlarını sağlamayı amaçlamaktadır."

Yazar hakkında bilgi için: 
http://www.ismetemre.com