22 Şubat 2015 Pazar

Elmalar ve Newtonlar




İnsan elleriyle bir gemi inşa edebileceğini unutuyor bazen; kendini kendine, güvenliğe, erdeme taşıyabilecek gemiyi. Bir kafes yapabileceğini unutuyor insan, kendi elleriyle, ummasa bile, elleriyle inşa ettiği mahkûmiyet saatlerinin ardından kafesine dönerken; günden arta kalan düşünceleri geviş getirerek her gün aynı resmi çiziyor ömür defterine.

İnsan beyni kadar küçük şu dünyayı, içine alacak kadar büyüyen tek dünya suç dünyası. İlahi yasa gereği, zihnimize ektiğimiz, sürekli ektiğimiz, çoğalarak ektiğimiz düşünce tohumlarından; vahşet, vahşet ve yine vahşet biçiyoruz. Varoluşumuzun başlangıcından bugüne, her zihnin kendine biçtiği sınırları aşma cesaretini suçlular ve dahiler gösterebiliyorsa; kurtarıcı bekleyen toplumların başına, kendilerini sigaya çekmeye yönlendirecek musibetler gelir.

İyi düşünmeyi kendinize, iyi davranmayı başkasına bırakıyorsak, hazır bulduğumuz gibi bir dünya bırakacağız demektir. Kötü, hep kötü. İyi düşünmeyi kendimize, iyi davranmayı kendimize, kötüyü engellemeyi kendimize yazmadıkça, umut etmeyin güzelliği. Çünkü cennet de cehennem de cesaret ister.

Hamiş: Yer çekimini bulacak adamın başına elma düşüyorsa, kendini temizleyecek toplumun başına  da tecavüzcüler düşebilir.